Ve sessizlik bozgunda bir güneş doğuyor bir karanlığa teslim…
…ve acıları dilde aşına kılan mevsim misali hep sağnak sağnak
Dile gelen gönle gelememekte ve hep kahır hep kahır misali tekerrür hep tekerrür ve sonsuzluğa özlem duyar gibi hep bir beklentilere kapılmakta hayat renklerle örülü bir dünya dedik;
Renklerle örülü bir dünya,
Birisi yeşil birisi siyah birisi al,
Dostluk sevgi denizinde bekleyen sal,
Birimiz güneşe birimiz aya hasret,
Karanlık ruha işlenmiş nerede aydınlık dünya,
İnsanım tenim esmer tenim ak tenim bazen çok berrak.
Ama ruha işlenmiş en güzel bir ahlak,
Rabbim ikram etmiş bir güzel uzaktadır nifak,
Ne zaman ulaşır bana ne mekân rabbim yakındır, muhakkak.
Dizilir ardınca hem fikir çiçekler süzülür saçak saçak.
Eğer ki imanım varsa affeder rabbim bağışlayacak
Edasıyla hep suskunluğa sevk etmekte ve öylece dile gelmekte tebessümden yana insanlıktan yana dünyayı ve insanlığı aydınlatmaktan yana ne varsa…
Bin hüzne boğulsam yine düze çıkmalıyım ve korumalıyım vicdanımdan bana kalan her şeyi; sevgiyi, dostluğa insanlığa yardımı, el uzatmayı, en nihayetinde insan olduğumu unutmamalı, baştan başlayarak dile getirmeliyim ve başlamalıyım hep bitmeden sonsuza dek sürecek bu akışa…
Gözümün gördüğünü gönlüm içinde hissederek taşımalı en güzeline doğru…