Bilmez misin ne olur sensizliğin hâkim olduğu bir kentte;
Sağanak yağmurlarla ıslanır sensizliğin olduğu karanlık kuytular bile…
Senin gelişinle hayat bulur her nebatat…
Baharın müjdecisi gibi yemyeşile bürünmüş ve nice renklerle örülmüşsün.
Heybetin güzelliğine arkada bırakır gibi.
Her bakışın volkanların kocaman dağları eritir gibi bir tema.
… Ve her düşte olduğu gibi bu temayı süsleyen kocaman bir lema.
İşte budur kalbimde şahit olduğum insan, gönlümde yaşayan.
Sensin sevgiyi yüce kılan ve sevdalıyı seferber…
Endamın ise varlığı renklendiren en güzel bir sema.
Siman göklerde oluşan en güzel bir şema…
Güneşi hep umut olarak gördüm düşerime haykırarak kendi gönül kentimde
Arzuhalimi anlatacak bulamayınca hep arar duru misali kuytulara daldım
Varlığın bir umut oldu umutsuzluğun hep aşina olduğunu düşününce…
Bin çiçek ile çıkılmalı yola hep sabahın en şafağında yolcuğuna gönül kentinin
Hadi çık gel umut diye yola koyulduğun yerden ne olur kendi çaresizliğime bırakma beni…
Hicran yelleri estirme asla; meltemimsi olsa bile poyrazlara sebep olma güzelliğin kentinde…
Bin parça oldum bir olduğum mekânda
Sultanım başıma taç etsem seni güzelliğin içinde bir yaprak misali küçücük ve minnacık olur
Gönlüne taht kurduğum vakittir esenliğe yolculuğum
Ve bihuzurluktan uzak ne bitap ne de harab olurum o an
Senin için yollara düşen gözlerim seni aramakta her vakit
Gönüller bir olmuş gözler sana bakmakta kalp hep sende sanki bir akit
Ey gönülleri gül eden; bize Gülşen ol, yol ol ve hep bizimle ol…
Gül senin tenin ve kokusuyla harikaları oluşturur gibi
Güzelliğine aşina baharın bile kıskandığı bir yanındır çiçeklerden daha güzelliğin
Adın bir umut yürekte hep böyle olması ve kalması ümidiyle…
Güncelleme Tarihi: 20 Ocak 2015, 21:19