Kitaplar ve yazılar size gerçeği göstermek için değildir bayım dedi kütüphaneci. Onlar yalnızca siz kendi gerçeğinizi buluncaya kadar sizi oyalamak, belki size kendi yolunuzda karşılaşacağınız ışıklarla ilgili ipuçları taşımak içindirler, ki her yolun ve yolcunun yapısına bağlı olarak ışıklar ve işaretler farklı görünür.
Özcesi, kitaplara bu kadar hırçın bir tavırla saldırmak için hiç bir haklı dayanağınız yoktur. Sözcükler neyi anlamanız gerektiğini söylemezler. Sadece içerdikleri anlama denk geldiğinizde, tanıyabilmeniz için vardırlar.
Ruhunuzdaki karmaşayı kitaplarla dindiremezsiniz. Ancak size bir vaatleri vardır, tamamen hiçliği ifade ettiklerini kast etmiyorum. Kesinlikle bir vaatleri vardır. Siz kendinizi yeniden bulana kadar, sizi başkasının hikayesinde dinlendirmeyi vaat ederler. Bu vaat varlığımdan ve varlığınızdan daha mutlak bir gerçekliğe sahiptir.
Yüzyıllardır bu sayfalara yüklediğimiz tüm anlamları yanlış anlamış olabilirsiniz. Kitapların gerçeği, biraz zalimce de olsa yalnızca budur.
Bu görkemli salonlarda sessizliği neden yücelttiğimize dair bir fikriniz var mı acaba! Hikayelerinde dinlendiğiniz kahramanları, rahatsız etmemeniz içindir. Bir hikayeye kendini kaptırmamış bir insanın rahatsız olmasının önemi nedir ki! Bir hikayeye kendini kaptırmış bir insan sizin pervasızlığınızı hissedebilir mi sanıyorsunuz.
Şurası çok açık ki bayım, bu kütüphanenin yüzyıllardır beklediği okuyucu siz değilsiniz. Kitapların karşısına hiç soyluca çıkamadığınızı belirtmek isterim. Kendi ihtiyacınızı dile getirmek için yanlış kapıyı kırmış gibisiniz. Buraya başkalarının merakıyla girebilirdiniz yalnızca.
Kendi dünyanızı kurmak mı istiyorsunuz! Oldukça saygın bir arayış. Ancak bunu başkalarının yolculuğundan aşırmak gafletine düşmemelisiniz. Hayat bu duvarların dışında, dışarı çıkınız ve orda kendi yolculuğunuzda bulunuz, ihtiyaç duyduğunuz tüm anlamları. Ama başkasının dünyası ve yolculuğu merakınızı celp ederse, yine uğrayınız. İnanıyorum ki o gelişiniz şimdikinden oldukça farklı olacaktır. Amacınız tarzınızı da dönüştürecektir.
İtirazlarımız niyetinizi değiştirebilir mi bilmiyorum. Ancak şu an gözünüzü hırs bürümüş ve kendi açlığınızdan başka bir şey göremiyorsunuz. Bu halinizi görmezden gelirsek, ciddi bir haksızlığa neden olacağımız açıktır. Açlığınız dindiğinde, adalet duygunuzu hala yitirmemişseniz bana hak vereceğinize inanıyorum.
Kitapların sırrını ehil olanlara açtığını mutlaka duymuşsunuzdur. Ehil olmak demek, kendine yenilmeyecek kadar, edep sahibi olmak demektir. Kendinizi aşarsanız, hangi kitaba ihtiyacınız olduğuna değil, hangi kitabın size ihtiyacı olduğuna bakarsınız.
Kahramanları yalnızlıktan çok üşümüş kitaplar da var burada. Ama bekledikleri ölçülerde biri gelene kadar, sabırla dayanmayı seçmişlerdir. Onları zayıf sanmayınız. Böyle düşünmekle sadece kendi zayıflığınızın üstünü örtmektesiniz.
Örtüyü kaldırın ve kendinize dolaysız bakın bayım. Yaralarınızın neden o kitaplardaki kahramanların yaralarından daha önemli olduğuna dair ikna edici cevaplar veriniz. Kendinize verin bu yanıtları. Ancak bütün bu süreç boyunca tek ricam adil olmanızdır. Adil olursanız, kazanacaksınız. En azından bu raflardakilerden birkaçı size saygısını sunmaktan onur duyacaktır.
Herhangi bir hikayedeki bir kahramanın dahi saygısını kazanırsanız, bu yaşama kendi anlamınızı yansıtmaya başladığınızı anlarsınız. Bu, oluşunuzu tamamlamaya yaklaştığınızın işareti olacaktır.
Ümitsizliğe kapılmayın ve yeniden başlayın. Çıkarken kırdığınız kapıyı çekin lütfen. İyi yolculuklar.
Güncelleme Tarihi: 29 Ekim 2014, 11:33