Ağustos ayı içerisinde yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi hemen hemen her kesimden insanlar tarafından farklı düşünceler ileri sürülüyor, farklı senaryolar üretiliyor.
Gülemiyoruz zaten. Yaşam hakkımız, çalışma hakkımız, emeğimiz çok iyi korunuyor. Sıra gülüşümüze geldi. Merak buyurmayınız efendim gülemiyoruz zaten.
İnsan olarak ömrümüzün güz olduğu dönemleri vardır . Sevdiklerimizi, ailemizi, dostlarımızı ihmal ederiz.Belki aramızda olmayanlar bile vardır. En çokta onlarla geçirdiğimiz zamanları özleriz. Yaşarken sevgimizi belli edemeyiz. Hep gittikten sonra aklımıza gelir.
Huzurun peşinde gezinirken yalnızlığın kara bataklığına gider olduk.
Uzun zamandır Türkiye medyasının değişik haber kaynaklarını takip etmekteyim
Düşüncede değişim ile duyguda değişim arasında ciddi bir zaman farkı olduğunu söyleyebilirim. Bir sohbet ile tüm düşünceleriniz değişebilir ama duygularınız ve alışkanlıklarınız önceki görüşlerinizin doğrultusunu izlemeye devam eder.
Aslında yaşamıyoruz. Bunca şey varken biz yokuz demektir.
Hakkari birkaç gündür karışık...Aşiretler meydan savaşı var! Sonuç bir ölü, onlarca yaralı... Urfa birkaç gündür karışık...Aileler meydan savaşı var! Sonuç bir ölü, onlarca yaralı...
Kılı kırık yaran; bugün ne gaflete dur der ne de insanlığın kırılışına.
Yüzyılın bastırılmış tüm sancıları, son birkaç yılda kendini olanca hıncıyla Ortadoğu’da ortaya koydu. Ertelenmiş hesaplaşmalar diyorlar buna analizciler. Ben bastırılmış sıkıntıların bilediği öfke ile, hiç bir ölçü bırakmama demeyi tercih ediyorum.
Feryatlar Filistin’den yükselirken, yürekler acı içinde kıvranıyor. İnsanlığın üstünden kara bulutlar nasıl çekilir…
"Sözde yanar ateşle söylenmişse eğer"
Adım rüyaların en kısa halini andırır zamana inat bir hal ile. Gülden yapma bir çehre ile dolanır sözcükler diyarını bir bir, sen dertli, ben dertli heyhat sevgiliye yüz çeviren gönül heybetli...
Algılamaktan gerçekten zorlandığım bir durum, bir insan neden kendini yakar? nasıl bir güç bu? nasıl bir öfke ?..Çocuk yaşta başlar Nesrin’nin hikayesi 10 Temmuz 2010’da bedenini ateşe vererek kendini yakar. Misafir olduğu evde iki gerilla kalıyormuş tabi o bilmiyor, o gece eve baskın düzenleniyor yakalama imkanı olduğu halde ikisi de; daha ortaokul öğrencisi olan Nesrin'in gözleri önünde infaz edilir.
Erdoğan’ın cumhurbaşkanı adayı oldu. Eğer seçilirse, Türkiye’de bir dönem bitecek, yeni bir dönem başlayacak. Daha doğrusu, ülkenin yönetim biçimi değişecek.
Toplumun ortak kullanımına açık alanlar, bireylerin ahlak sınırlarından ziyade, ortak yaşama ahlakı ve kültürüne bağımlıdır.
Sen vuslatına özlem duyduğum en can alıcı hissimsin
İnanmak tüm inançlarda bir tercih alanıdır. Bir kararlaşma yaşanma sürecini kendi içinde barındırır. Belli bir yaşa kadar insan hiç bir dinden sayılmayabiliyor birçok inançta. Ergenlik, irade kazanmanın işareti olarak kabul ediliyor ve bir tercih süreci ondan sonra önüne konuluyor.
Sönecek yıldızı olmaz asla gökte olanların ne karalığı olur ne de gündüzü bekleyen gecesi bir döngü misali...
Nedir, nasıl-ne zaman-nerede kuruldu, ne istiyor?
Dalgalar yükselirken, yolcuların gözleri kaptanları arar. Onların yüz ifadesinde teknenin kontrolünü kaybedip, kaybetmediğine dair bir işaret arar.
"KCK talimatıyla gazetecilik yaptığı" suçlamasıyla 2 yıl cezaevinde tutsak edilen gazeteci Hamdiye Çiftçi Öksüz, cezaevinde geçirdiği süre boyunca tanıklık ettiği kadınların öykülerini, yaşamlarını "Kadın ve Zindan" adıyla kitaplaştırdı. "Burası aslında dünyanın görünmeyen yüzüydü.
Güneşin ışığıyla başlamak istiyorum kaleme alacaklarıma ve hayata sarılma adına ne varsa dile getirmek istiyorum kendi penceremden…
IŞİD'in Musul'u ilhak edip Türkiye konsolosluğunu bastığı gün, Türkiye'de hâlâ bayrak gösterileri yapılıyor ve Kürt karşıtı ateş bizzat hükümet eliyle harlanıyordu
Varlığın içten gelen en güzel bir tebessüm. Sen ise en güzel sevinç sin içte yaşanan...Varlığın dünyanın en güzel kokusu…