Karanlığın şerrinden sabahın rabbine bırakmalıyım esirgenmiş düşlerimi
Bugün dünyanın bir çok yerinde acı, kan, şiddet ve gözyaşıhakim durumdadır. Güçlü bildiğimiz devletlerin, kale gibi gözüken ittifakların parçalanma noktasına gelme sebebinin;adeta dünyadaki en yıkıcı silah olan “sevgisizlik” olduğunu görmekteyiz.
Son zamanlarda belediye hizmetleri ile ilgili birçok yerel basın kaynağından değişik haberler ve yazılar okumaktayız.
Yaşamam gereken herşeyi yaşadım,şu anda ölsem gam yemem dersen eğer,birileri çıkıp ne kadar da küçükmüş hayallerin der sana.
1 Eylül Dünya Barış Gününü anıyor yahut "kutluyoruz" her yıl. Tarihçesini ara sıra hatırlamakta yarar görüyorum. Çünkü o gün ile ilgili haberlerde "kutlama" ifadeleri çokça yer alıyor.
Güneşlerin ikliminden bir mevsim ile dile getirmek her hali ve çaresiz olsa bile bir çare dilemek yaratan yaradana,
Emperyalist modernitenin bir parçası ve taşıyıcısı durumuna gelen toplumlarda kültürel belleğin ve geçmişin önemi yaşamış olduğumuz andan ibarettir.
Dağların kıvrımlarında izini kaybettirdiğin oldu mu hiç!
Geceye hâkim her yıldız gibi çekip gitmek bu diyardan
Uyuşturucu… Yavaş yavaş öldüren zehir… Süründüren, yaşamayı zindana çeviren beyaz ölüm…
Zor zamanlarda birbirinize metaneti, dayanma gücünü tavsiye edin. Birbirinizin iradesini güçlendirmeyi esas alırsanız, zorluğa karşı direnciniz artar.
Güneşe hasret kalan karanlığa özlem duymaz…
Karanlıkları aydınlatabilecek bir önder.
Hayatımızın ızdırapları o kadar çok, o kadar acımasız ki, ne saydıkça ne de yaşadıkça tükeniyor.
"Pazarlamada ve siyasi pazarlamada, konumlama işin esasıdır. Eğer bir partiyi, lideri veya adayı doğru konumlarsanız, gerisi çok kolay gelir."
Ortadoğu'nun kıyımlarla dolu tarihinde en büyük zulme maruz kalan halklardan bir tanesidir Ézîdi'ler. Bu gün sayıları bir milyonu bulan Ézîdi'lerin beş yüz bine yakını Irak'ın kuzeyinde yaşamaktadır. Geriye kalanların çoğunluğu ise Ermenistan, Rusya, Fransa ve Türkiye gibi ülkelerde yaşamaktadırlar.
“Siz gidin ben kalacağım.”
Bütün kayıplarım, kederlerim, mutluluklarım onlarla dikiş tutmuştu
Sen yoksun sultanım
Sadece okumakla yetiniyor bazı insanlar. Değil üzülmek sevinenlerde vardır. Belki aralarında.
Denetimi altına aldığı ya da yönetimini kurduğu topraklara genişletmekte olan İD (IŞİD), şu an itibarıyla İngiltere'den daha büyük bir alana hükmediyor... Erdoğan-Davutoğlu ikilisi, Türkiye'nin burnunun dibinde "ikinci özerk Kürdistan doğmasın ve Türkiye Kürtlerinin gelecekteki muhtemel taleplerinin önüne geçilsin" diye ülkemizin güney sınırlarında boydan boya 'İD' gibi bir devletin doğumuna 'ebelik' yaptı.
Erkek olarak kadının toplumsal hayattaki konumuna baktığımızda hayatın olağan akışı içerisinde bize normal gelen birçok tepki ve muamelenin aslında ağır birer insan hakları ihlali olduğunu göremeyebiliriz. Çünkü erkek egemen zihniyetin temelini oluşturan dini, hukuki ve toplumsal kuralların tamamına yakını kadının bize itaat etmesi gereken bir varlık olduğuna yönelik hükümler içermektedir.
Ortadoğu'da küçük bir farklılık Ezidi Kürtler...
Bırakıp gittiniz. Hepimizden vazgeçerek,kendinizden bile, Sevdiğiniz insanların hepsini bırakarak ülkemizin aydınlığı adına...
Yazı zamanı geldi, yazıyı yazmam gerekiyor.