kaçak bahis

deneme bonusu

casino siteleri

canlı bahis siteleri

deneme bonusu veren siteler

bahis siteleri

porno izle

kaçak bahis

deneme bonusu

casino siteleri

canlı bahis siteleri

deneme bonusu veren siteler

bahis siteleri

porno izle

Küçük Hikaye

"Bütün suçlular kendisini aklayacak bir mantık üretmede belli bir düzey kazandığından beri, küçük yaşantılarımız içerisinde adalet yitimi yaşanmaktadır.

Küçük Hikaye
ALİYA DÜŞÜNMEZ- YÜKSEKOVA GÜNCEL

 " Odasının beyaz boyalı duvarına kurşun kalemle adeta kazırcasına ve umutsuzluğunun yansıdığı boş vermişlikle gelişi güzel ancak o odaya giren herkesin göreceği, belkide görmek zorunda bıraktığı dememiz daha doğru olacak, büyüklükte bir yazı yazmıştı.

Ne itirazının adresi belli, ne de itirazı edenin kendisi olduğunu ele verecek bir imza söz konusuydu. Sadece o yazıyı okuyan her misafiri garip bir suçluluk duygusuna kapılmaktan kendisini alamazdı.

Bu yazının insanlara his ettirdiğini kendisine söylediğimde, dudaklarında ince bir gülümseme belirdi. "Bu sonuca ulaşmamda gerçekte kaç kişi pay sahibi bilemiyorum tabi. Bu yazının etkisi sayesinde sorumlular bir bir kendini ele veriyor" dedi.

İnsanlara psikolojik baskı uygulamaktan zevk alan bir sadist mi yoksa küçük hayatını ancak bu yöntemle savunabileceğine inanmış bir biçare mi ayırt edecek kadar yakından tanımıyordum kendisini. Ama nedeni ne olursa olsun, o yazının hareket noktası olarak kendisine, her insanda vicdan olduğu inancını seçtiği  oldukça bariz bir biçimde görülüyordu. Öyle ya bir öz yargılama mekanizmasına katı bir güven olmazsa bu yazının etkisine neden bel bağlasın ki.

Herkesin hayatına bir şekilde değen büyük kavgaların tamamından çekilmiş, rutubetten plastiğin bile birkaç haftada kağıt gibi yırtılabilir bir hale dönüştüğü evinde, bir cümle ile herkesin yargılandığı bir mahkeme kurmuş bu adamı inceleyen gözlerle seyretmekten alıkoyamıyorum kendimi.

Vazgeçmeye ramak kalmış,vazgeçmeden önce son inancını duvara işleyerek adeta hayatla arasında, son bir hamle ile yeni bir bağ kurmuş olduğunu düşünüyorum. Öyle bir bağ ki kesin vazgeçişten önce, kendisi ile ilişkili herkesi sanık sandalyesine oturtmaya kararlı.

İnsanı huzursuz eden bu havadan kurtulmak mümkün değil. Sizin o havadan çıkma çabanızı umursayan, buna katkıda bulunma kaygısı olan birisi olmadığını çok geçmeden anlıyorsunuz. Bu ev, bu oda tüm atmosfer sizden intikam almaya kurgulanmış gibi. Kendi cehennemini bir nebze de olsa, kendisini "umursarmış" gibi yapan herkesin üstüne yıkmaya yeminli.

Odanın küçüklüğünden dizlerimizi karnımıza çekerek ancak oturabiliyoruz. Ayağa kalktığında ayaklarını ve belini düzeltmesi belirgin bir gecikme ile olunca, hem rutubetin hem de bu darlığın fizyolojisine etkisini görebiliyorsunuz. Her insan yavaş yavaş çürür ama onu, çürüme hızı arttırma amaçlı bir deneydeki deneklere benzetiyorum. Bu evdeki koşullar insana bunu düşündürmeyi oldukça kolaylaştırıyor. Kendi benzetmem bana komik geliyor. Gerçi hiçbir düşüncemi umursadığına dair en küçük bir iz dahi görmediğim bu adamın, kendisi ile alay ettiğimi düşünmesinden korkmam daha komikti. Gerçeği anlamak anlık olsa bile, ona uygun duygu ve davranışları sergilemek zaman alıyor. Bendeki hali böyle tanımladım.

Büyük hikayede adalet arayışı ve savaşı çok yoğun olsa da küçük hikayelerimizde haksızlıklar diz boyu olabiliyor. Oysa büyük hikaye küçük sözcüklerden oluşuyor.

Kendisi hakkında aldığım notlara göz atmak istedi. Biraz tereddüt etsem de ricadan çok buyurganlığı içeren isteğine boyun eğmek zorunda kaldım.

Notlarıma hızlıca göz attıktan sonra alaycı bir ifade takınarak, "yüzeysel bakıyorsunuz" dedi. "O cümleyi ve bu atmosferi yitirilmiş olanların hıncına yoracağınıza, her şeye rağmen korumaya çalıştıklarıma yormanız daha doğru olurdu"dedi.

Kendi ruhumda oluşan negatif enerjiyle baktığımı fark ettim. Tüm yaşantısına rağmen, hala dünyasında talan edilmesinden korktuğu güzellikleri korumak kaygısının yansımasıydı tüm gördüklerim. Herkesin kasaları açmada mahir olduğu bir çağda olduğunun farkına varıp, elmaslarını çöplüğün ortalarına saklamayı akıl edenlerdendi. Gayet başarılı buldum kendisini. Çağın büyüyen yangının, insanın insana olan güvenini nasıl kemirmiş olduğunun da kanlı canlı örneği oldu benim için.

Bu tanıklıktan dönüşte, adımlarım o eve giderken ki gücünü yitirmişti ve dışardaki kalabalıklar beni ürkütüyordu.

Güncelleme Tarihi: 03 Aralık 2014, 22:58
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER