…İçlerinde ne taşırlar taşısınlar güzelliği hâkim kılıyor, adil olmayı sunuyorum kendi gönlüme ve orada yer edinenlere…
Güneşi hasretle bekler gibi bir umuda sarılmayı dünden bir yol kılıyor ve öylece bekliyorum…
Tebessümü hâkim kılıp, küslüğün hâkim olduğu ve başını eğenlerin başını kaldıracak bir gün düşleyip sabahtan gün batımına kadar,
Usulca yürüyor ve sessizliğin hâkim olduğu yerde en güzel ahenk diliyorum…
Kendimi biliyorum unutmuş olanlara hafif bir hatırlatma edasıyla…
Suya hasret toprak misali düşlüyorum, gecenin gündüze hasretini ve kendimi koyuyorum çaresizliğe yol almaya başlamış nice gönüllerin yerine…
Belki de ışık olmalıyım çaresizliği aydınlığa çıkarak en güzel rehber gibi; bu yol senin…
Işığıma muhtaç gibi yola baş koyuyor ve bir yol olmayı hep hayal ediyorum en acınaklı olsa bile kendi içimde…
Bir dokun bin ah işit ve ‘’ışığın sustuğu yerde gülüşlerin aydınlatır’’ misali uyanır gönüllerde…
Biliyorum içlerinden sular seller akar ve çaresizliği hep aşina ederler kendilerine, bilirim ki umut varlık ile var eden arasında en güzel bir köprüdür sürekli gide gele bir yol güzergâhı misali…
Aklın alamadığını umuduna sığdırarak yürüyorum kin ve nefreti uzak tutarak usulca iniyorum ne kadar uzaklaşmış olsa da ulaşılmazlara…
Aç açabildiğin kadar gönlünü ummanları andırsın misali hep aşina olmalı gönül dili hep yar, bir yanı bocalarken diğer yanı hep ağlar…
Bir türkü misalidir nakaratlarla dile gelen; mistik bir o kadar da enfes bir havayı andırır. düşündükçe hep güzelliği, hasreti dile getirir ve hep özlemi sarar unutulmuşluğun öne çıkmasıyla…
Adını anıyorum hep hatırladıkça; geceler uyanıyor ve gönül dağında bak bir can sessizce ağlıyor mısrası dile gelir…
‘’Hiçbir şey için geç değil bir şey, bir şey için geç değil hiç bir şey’’ mısralarını aklına getirmeli ve üç beş günlük bir süreyi karanlığa boğmamalı aksine ışık olmalı hep en aydınlığını dile getirerek saçmalı etrafa…
Bir insanlık yaşatılmalı, bir de insanlık için yaşatılan ve varlığı hep bir kılmalı yokluğun bilindiği bir kenti düşlemeli nasıl çaresizliği anımsattığını unutmamalı…
Hep içinden çıkamadığını bir sabahı bekler gibi beklemeli, ne varsa gönülden çıkarılmalı kötülük adına insan için ve insanlık için yaşamalı…
Kendimi tanımak istiyorum kızgınlımı gördüğümde nasıl tavır alacağımı düşünerek hep başka pencereden gözetlemek seyre dalmak istiyorum kendi dünyama…
Ve penceremden yansıyanlar diye karalamak istiyorum sayfanın en başına; öznemsi bir hal ile koca bir cümleyi temsil ettiğimi hatırlayarak nokta koyacağım her hali iyi bilmeli, virgüllerle dile gelenin devamı niteliğinde en güzel duyguların devamı olmalıyım hayatın…
Başlangıcı ve sonu olsa bile her şeyin hiç bitmeyecekmiş gibi sıkı sarılmalıyım kendi pencereme…
Hep açık olmalı başka başka mısraları alacak kadar geniş, öyle haykırmalı ki yeryüzünden bile çekilmeli bulutlar ve sağanak olsa bile güneşe çevirmeli hayatı
Gece bile yeni bir Aydınlığa teslim olacakmış gibi huşu içinde olmalı ve kalmalı her şey güzel bir dille…
Sevmek gibi olmalı tıpkı sevgilinin özler gibi bir edası olmalı ve akılda kalmalı unutmaya çalıştıkça hatırlatmalı her şeyi onu…
Kendimizi ne kadar temize çeksek bile kirlettiğimiz hayatlar hep şahittir ne denli kirli bir hayat yaşadığımızı, çekilmezliği ne kadar çekmişliği gönlün…
Başını yastığına koyduğun zamandır hep bir film misali şerit şerit zihinde canlı kalan ve sürekli tekrarlanan hayat; ‘şurası doğru, burası yanlış’ bir muhasebesi olmalı gecenin, ne kadar mesafede olduğunu hesaplamalı aydınlıktan uzaklığını ve sorgulama bir nebzede olsa…
Ben kimim sorusunun bir cevabı olmalı ne kadar bilsen bile tek karşıdakinin anladığı kadardır deyişi ile bildiğin tek şey hiçbir şey bilmediğindir olmalıdır…
İsim koyamadığım hali en güzel bir tasvir ile açıklamalı, bir adı olmalı her şeyin ve çağrışımın bir hatırası olmalı gönülden şu kısacık cümle ile dile gelen hayatın bir anlamı olmalı ve şöyle anlatmalı;
‘’Gideriz bu yolu biz de gideriz taşlar ile sular düzde gideriz bir gün akşam olur bizde gideriz kalır dudaklarda şarkımız bizim’’…
Güncelleme Tarihi: 02 Şubat 2015, 09:33
kendini bilmeyen,hayatta ki amacını bilmeyen ışık saçamaz zaten.ışığın boll olsun şair adam...keyifle okudum