En küçük yaşam alanı olan aileden tutun, en geniş yaşam alanı olan topluma kadar bu durumun izlerini görebiliriz.
Kendisini inşa planı içermeyen iyi niyeti toplumda yaygınlaştırarak, kötülüğü sınırlandırabilirsiniz. Ancak sonrasını aşama aşama planlamamış olduğunuz için, hem siz bocalayacaksınız hemde kötülük sizi çürütecek zemini üretmekte başarılı olmaya başlayacaktır. Çünkü hesaba katmamış olduğunuz bir çok boyut tarafından çepeçevre sarılmış olacaksınız.
Toplum, topluluk veya sosyal grubunuz size inanmayı seçerek bir şans tanımıştır. Ama bu şans sınırsız bir zaman ve her şeye rağmen tanınmış bir şans değildir. Tarih yetersiz iyi niyet girişimleri çöplüğüdür bu açıdan okunduğunda. İyi niyet, beraberinde yaşamı da iyileştirme becerisini gösterdiğinde şansını arttırır.
İnsanın kuru ağaca su verme eğilimi nadiren görülür ancak içinde hayat barındıran yeşile, yorgunluğuna aldırmadan su taşıdığı sıkça görülmüştür. Özümüzdeki bu eğilimden ötürü, çıplak kötülük bile kendisine iyi nedenler bulmak zorundadır. Bu durumda esas alınan yönteme ve sonuçlara bakılır.
Kötü yöntemlerin iyi niyetleri teslim aldığı öykülerle doludur Ortadoğu. Üç beş haklı gerekçenin vitrine konulup, dükkanın ağzına kadar kötülükle doldurulmasından söz ediyorum. O vitrin içerdeki tüm irinin aklayıcısı olmaya, neyi niçin tercih ettiğinin farkında olan akılların nezdinde yeterli olmaz ancak bu coğrafya sürüklenen yığınlarla dolu olma talihsizliğini yaşıyor.
Pakistan - Peşawar`da Taliban çocukların okuduğu bir okulu hedef aldı, yüzü aşkın ölü olduğu söyleyeniyor. Bu coğrafyada kötülük ve onun kirli yöntemleri iyilikten daha etkileyici ve örnek alınacak değerde görülür. Bu saldırıya cüret etme zemininin Daiş (işid)`in Kürt kadın ve çocuklarına reva gördüğü irili ufaklı zülüm girişimleri olduğunu kim inkar edebilir.
Bu olay ise eğer caydırıcı bir tepki ile karşılık bulmaz ise, ki önemli olan onların karşıtı olan bizlerin tepkileri değil, etki alanlarında olan kitlelerin tepkileridir, bu coğrafyada daha arttırılmış dozajlarda yeni zalimliklerle karşı karşıya kalabiliriz. Daha kötüsü için hem örnek hem de cesaret zemini olacaktır.
Bu coğrafyada iyiliği inşa edecek akıl ya hiç o güce erişemedi ya da zaten yoktu. Sonuca bakarak bunu ifade edebiliyoruz. Kötülüğün kendisini sürekli farklı suretlerde yenileme becerisi gösterdiği bir yaşam alanı var burada. Ne yazık ki bu gerçeklik bizi genişçe bir alanda çevrelemiş bulunuyor. Yüzümüzü hayata dönmemize izin vermiyor ya da biraz bir şeyleri düze çıkaracak gibi olsak, paçalarımıza yapışıp bizi yeniden hepimizin malumu olan o sınırlara gerisin geri çekiyor.
Oradaki gerçeklikle uğraşırken geleceği üretme becerimizi köreltiyoruz. Farkındalığımızı yitirdiğimizden değil ama trajik bir biçimde izliyor ve elimizden bir şey gelmeyişine hayıflanıyoruz.
İyi niyeti planlama becerisi kadar onu hayata geçirecek ve sürekliliğini sağlayacak güce duyulan ihtiyaçta gün geçtikçe daha net bir biçimde görünür oluyor.
Bazen bu coğrafyadaki en yüksek noktaya çıkıp, her taraftan duyulacağımdan emin oluncaya kadar çığlık çığlığa bağırmak istiyorum. "Her insanın ölümü tadacağı bilgisinin verilmesi, hayatı ölümden ibaret kılmanıza teşvik amacı içermiyordu"diye. Bilmediklerini düşündüğümden değil ama bu çıkmazın altını çizmek isteyişimden daha çok.
Bu coğrafyada çocuk katletmek üzerinden kendi geleceklerini inşa edeceklerine inananlar, o küçük bedenlerin kanları hayallerinizin üzerinden damlıyor.
Bu vebal kimseye yol aldırmadı, aldırmaz. Peşawarli, Geverli, Cizreli, Amedli, Şengalli, Kobaneli çocuklar...
Ahları çepeçevre sarmış ve saracak bugünü, yarınları....
Güncelleme Tarihi: 17 Aralık 2014, 10:47