kaçak bahis

deneme bonusu

casino siteleri

canlı bahis siteleri

deneme bonusu veren siteler

bahis siteleri

porno izle

kaçak bahis

deneme bonusu

casino siteleri

canlı bahis siteleri

deneme bonusu veren siteler

bahis siteleri

porno izle

Güneşe hasret kalan karanlığa özlem duymaz

Hep ardınca dizilmiş bir yangını ifade eder hayat hep basamak basamak …

Güneşe hasret kalan karanlığa özlem duymaz
NAZMİ TOKTAMIŞ - YÜKSEKVA GÜNCEL

 Ya okumaktır ya da gözleri kapalı hep susmak…

 Güneşi balçıkla sıvadım dedim hep kızılcıklara maruz kaldığımı unuttum yine…

Bir giderim bir gelirimin en uç noktası, hayal kırıklığının hayal bile edilemez yanı…

Güneşin yüzüne hasret kaldığı topraklardan selam olsun...
Bir sabahın yıldızı gibidir hem sönük, hem de geceyi bekler gibi ayrılık vakti, ya adı yok ya da başka bahara misali...
Hayatın en içinden ve duyguların en derininden bir ah çekerek sana yöneldim...
Delice bir yılgınlığın içinden ve gelişi güzel bir sevdanın;

Gecenin sessizliğine büründüm yokluğun bir penceresinden bakarak, hala ayakta olmanın bir sevinci içerisinde somurtarak kendi içime çekiliyorum gelgitlerle,

 Yağmurun içimde hissettirdiği ince bir his gibisin, her çıtırdayış yokluğunu aratır ve yürekte ne varsa bir daha küllenir.

Güneşe verdim sevgimi yokluğunu aratmasın diye karanlığa gömülen nice sırlar gibi hep açığa çıkmasını ümit ederek…

Keşkelerle dolu bir yaşantıdan olduğu kadar uzağa bir mekâna yola çıkarak, toprağın bile kabul etmediği yürekleri buruk kılan ahengiyle şen kılan, sevgimi sana ulaştırmaya geldim hangi uykulara dalmış olsan bile uyanarak ne olur beni kapıda bırakma…

Gecenin sessizliğine bürünür içine hapsettiklerin

 Ve bir şafağın söküşünü bekler gibi bir ahengi taşır

 Kaybolan yılların bir ikamesidir hayattan kaybedilen her saniye.

 Beyaza bürünmüş bir haleti ruhu andırır ne bir yeşeren olur nede canlılık adına bir hareket

 Gönül bir gülşeni sarar bir gülşen gönlü işte o vakit yaşama merhaba sunulur ne vakit daralır ne de akşına bırakılan ömür...

 Geceye ışık saçar gündüzün fevkinde hayalden bile uzak yürür
zaman aleyhinde bedeni sevgiye ve güzelliğe bürünür
hayat bu insan farkında nasıl olsa sürdürür
verdiğin afiyet ve sağlığa Rabbim sana çok şükür...

İşte gidiyorum; sen kal geride hatıraların ardında.

Hangi sevgiydi haykırışlarla ifade ettiğin ve sevgi sözcüklerinin Kalabalığıyla süslenen,

 Hangi dilde aşina idi yalnızlığın terk edildiği en mutlu anlar.

Şimdi bir ezgi var taa derinden çalan derki kıssadan dünya yalan sen orda ben burada hangi iklimin en sağanağında ve kuytularsa ıssızlığa bürünen…

Artık ayrılığın buram buran koktuğu bir andır ve yaprak dökümü sevdanın, mevsim son baharı geçmiş kışa yüz tutmuş belki tıpkı hayaller gibi bembeyaz. Artık ne kıvılcımı olur nede filizlenen bir yönü kara sevdanın…

Geceden kalma bir düş ile yola çıkıyorum sessizliğin en derinine doğru bir şafağını söküşüne beklercesine...

Adını anıyorum geceler uyanıyor gönül bağımda bir can bak sessizce ağlıyor mısralarıyla dolup taşmış...

Ve sen her gece olduğu gibi hala karanlıklarına sığınarak geçiştirmektesin hayatı...

Ben ay misali loş bir ışık sen ise; tüm karanlığı parçalayan şafak...

Hadi uyan bir haykırışla ayaklan sen düşlenen en güzel hülya bedenin güzelliği içinde taşıyan en güzel dünya…

Güncelleme Tarihi: 08 Aralık 2014, 23:43
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER