kaçak bahis

deneme bonusu

casino siteleri

canlı bahis siteleri

deneme bonusu veren siteler

bahis siteleri

porno izle

kaçak bahis

deneme bonusu

casino siteleri

canlı bahis siteleri

deneme bonusu veren siteler

bahis siteleri

porno izle

“Acı His Edilmeyi Talep Eder“

Ömür herkes için meçhul. Yaşanan anda sizin hayat zamanınıza işaret eden bir hastalığınız olduğunda, normalde unuttuğunuz o "meçhul" olan durumu akıldan çıkarmamaya ve her şeyi ona endeksli yaşamaya veya duyumsamaya başlarsınız.

“Acı His Edilmeyi Talep Eder“
ALİYA DÜŞÜNMEZ - YÜKSEKOVA GÜNCEL

Bazı filmler hayatınıza dokunur. Çünkü filmler gerçek hayattan kesitler  ya da bütünüyle gerçeğin kendisinin sunumunu yaparlar.

Öyle bir film izledik. Duygu dünyamızı dalgalandıran bir filmdi bu. Filmin adı " Aynı Yıldızın Altında" yönetmeni ise Josh Boone.

İki kanserli gencin hayata bakışını irdeleyen ve birbirlerini etkileyiş sürecini işleyen bir film.  Genç kız hayattan ayrılma hissini çok yoğun yaşarken, genç erkek  bu gerçeği unutmaya terk etmiştir. Etraflarındaki ilişkiler de bu çerçevede şekillenmektedir.

"Acı, his edilmeyi talep eder" sözünü içeren "Görkemli Izdırap" kitabını kızın, arkadaşına hediye etmesi ile kitabın içeriği ve sonu üzerinden öykü ilerler.

Genç kız etrafındaki insanlarla ilişkilerini sınırlı tutmaya özen göstermektedir. Nasıl olsa ölecektir ve ölümünden sonra kimsenin acı his etmemesini ister gibidir. Ya da hastalığından dolayı, bazı duyguları hak etmediğine inanmaktadır. Bunların sadece "sağlıklı" insanlar arasında yaşanabileceğine dair kalıplar içerisinde düşünmektedir. Kendisine kalbini açan genci de, itmeye ve ona karşı olan duygularını da bastırmaya çalışmaktadır. Gencin, onu sevilebilir olduğuna ikna etmesi sözcüklerle mümkün görünmemektedir.

Kitabın yazarı ölüm duygusunu tanımış ama ölmemiş tek kişidir, kıza göre. Ancak ana  karakterin ölümüyle, diğer karakterlerin hikayeleri de zirvede bırakılmıştır. Genç kız, ölümden geriye kalan kişilerin hayatlarına ne olduğunun merakındadır.

Her insanın hayatında bir dilek hakkı olduğu varsayımına dayalı filmde, kız daha on üç yaşında iken bu hakkını kullanmıştır.  Ancak genç erkek henüz bu hakkını kullanmamıştır. O hakkını kız için kullandı.

Filmi beraber  izlediğim yeğenimin en çok etkilendiği boyut bu oldu. Bir insanın bir insana hayatının en önemli dileğini adamasından etkilenmesi, günümüz dünyasında fedakarlığın ve paylaşımın ne kadar geriye gittiğini bize his ettiriyor.  Sevgi anlayışının da ne kadar daraldığını ve özünden uzaklaştığını gösteriyor. Garipsenecek olan o genç mi, yoksa günümüzde buna şaşıranlar mı bilemedim. İnsana bu adımı attırmıyorsa o kalpte gerçekten bir filizin büyümekte olduğundan söz edilebilir mi!

Film bittikten sonra düşüncelerini anlatırken, gözlerinde beliren ışıltının dudaklarından dökülen sözcüklere yansıması, bir kez daha acı da olsa, his edilme ihtiyacının her insan için,  ne kadar vazgeçilmez olduğunu göstermekteydi.

Sevgi algıları değiştirir. Filmdeki kadın karakterin algısı da buna paralel olarak yavaş yavaş değişti. Sevgi yoğunlaştıkça ürkeklik, yerini güvene bıraktı. Kız, hayata kendi kalbinde alan açmaya başladı. Herkesin ümitsizce baktığı kanser hastalığı ise gittikçe iyileşmeye ve yenilenmemeye başladı.

Erkek karakterin dilek hakkı ile Amerika'dan Hollanda'ya yazarı görmeye giden gençler, hayal kırıklığı ile karşılaşırlar. Dilek tamamen boşa gitmiştir.

Yazar, yaşadığı acıya yenilmiş ve yüreğinde hem insanları hem de hayatı bitirmiştir. O çocukların, onu yeniden hayata döndüreceğini umut eden yazarın yanındaki kadındır. Ancak hiçbir şey beklenildiği gibi gitmemiştir. Kadın gençlere olan mahcubiyetini telafi etmek için, onları kent içinde geziye çıkarır. Bir mekanda kaynağı belirsiz bir ses duyarız. "Ölüm herkes içindir, kalan zamanınızda güzellikleri fark etmeye ve yaşamaya çalışın" der.

Filmin bu noktası, kızın bakış açısındaki düğümün çözülüşüdür. Kendini iyileşmiş zan eden erkek karakter ölür ama genç kız iyileşmektedir. Erkek karakter yazarla iletişimini sürdürmüştür. Yazar da uzun zamandır yapmadığı bir şeyi yaparak, onun cenazesine katılmaya gelmiştir. İki gencin arasındaki sevgi, onu da dönüştürmeye başlamıştır.

Yazara, kendi ölümünde kıza vermesi için bıraktığı mektuptaki en etkili ifadeyi sizlerle paylaşmak isterim.

" Yaptığım hiç bir seçimden pişman değilim, umarım sen de değilsindir."

Gerçek sevgi alışkanlıklarla belirlenmiş, sağlık durumları vb.. durumlara göre seçici  özelliklerde değildir. O sevgi varlığınızı sever ve sizde kendi varlığını görür. Yüzünüzdeki gülümseme kalbinde bahara neden olurken, ufakta olsa sıkıntılı bir ifadeniz ruhunda fırtınalar estirir.

Gülümsememek ve iyileşmeye çabalamamak da artık sizin iradenizi aşar, kalbinizin, varlığınızın buyruğu olur.

Güncelleme Tarihi: 26 Kasım 2014, 13:13
YORUM EKLE
YORUMLAR
sabır akarsu
sabır akarsu - 10 yıl Önce

Yazılarının hepsini okudum çok beğendim umarım ufkun daha yüksek olur başarılar

SIRADAKİ HABER