Saddam döneminde kırılmış olan egemen kibrin zeminiyle de buluşunca, insan kaynağı bolluğuna da erişmiş oldu. Hem kendisini kullanan ülkelerin yönlendirmesi ile hem de kendilerinin güçler arası denge stratejilerine uygun olarak Kürtleri hedef seçmesiyle Şengal, Maxmur ve Kerkük’e yöneldiler. Suriye’ye silahlarının bir kısmını kaydırarak Kobani’yi kuşattılar.
Bu pervasızlıkları büyük acılar yaşatsa da, Kürtlerin parçalı tutumlar sergileme tarihlerinde bir kırılma yarattılar ve ilk defa bütün parçalardaki Kürtler birlikte seferber olup, haftalarca aylarca süren dayanışma örnekleri sergilediler.
İlk ortaklaşma savunma alanında, yani sahadaki savaşçı güçler arasında sonrası ise diplomasi ve yerlerinden yurtlarından olmuş insanlarla dayanışma süreçlerine yansıdı. Yaşanan her deneyimle yeni birikimler ortaya çıktı.
Bu karanlık çeteler tüm parçalarda belli bir düzeye erişmiş Kürt kazanımlarını silmeyi hedeflemiş olsalar da, aksi sonuçlara neden olarak geri döndürülemez biçimde pekişmesi sonucunun ortaya çıkmasına sebep oldular.
Kürtler tarihlerinde pek çok kez katliama uğradı ancak dünya görmezden gelmeyi tercih etti. 2014 ilk defa dünyanın önde gelen güçlerinin, tüm Kürtlerin yanında durduğu bir yıl olarak tarihe geçti.
Kürtler de ilk kez bir halk olmakla, siyasi tercihlerin farklı olması arasındaki ayrımların bilincini pratikte ortaya koymuş oldu. Saldırıların en yoğun zamanlarında, yalnızlığının uzun sürmesi bu tutumun gelişmesine kaynaklık etti. Maxmur, Şengal, Kerkük ve Kobani’de Kürt güçlerinin dayanışmaları yaşanan onca acıya rağmen coşku ile karşılandı.
Ortadoğu’nun derinlerinde saklanmış olan karanlık, kadın, çocuk, yaşlı demeden yaptığı katliamlar ile insani değerlerin nasıl hiçe sayılabildiğini ete kemiğe kavuşturarak Ortadoğu’luların önüne koymuş oldu. Şimdi Ortadoğu’da hem savaş ahlakının, hem ihtilaf ahlakının, hem komşuluk ahlakının yeniden ele alınması gereğinin gerçeği ile karşı karşıyayız.
Kürtler bir yandan bu karanlık yüze karşı direnirken, diğer yandan onu kurutacak tedbirler de üretmek zorunda olduklarını gördüler. En azından Ortadoğu’daki güçler arasında, en çok bu tehditten etkilenme olasılığı olan halk olmalarından kaynaklı bu durum böyledir. Gerek felsefi, gerekse siyasi çerçeveden baktığımızda tüm insanlığın sorunu olsa da, yakın ve uzak olmak sorunsalından dolayı, bu yük Kürtlerin omzuna kalmıştır.
Genelde bütün bu olan bitenlerin ilçemize yansıması da gençlerin acıları ile olmuştur. Kadınların yeniden pazarlara sürüldüğü zamanlara dönmek arzusunda olanlara karşı, öncelikle pek çok genç kadının ve genç erkeklerin ömürlerini feda ederek direnmelerine neden oldu. Ayrımsız her parçadaki güçler, hem halklarını hem de insanca olanı korudular.
2015’in Ortadoğu’da huzur ve barışı üretecek anlayışların egemen olduğu bir yıl olmasını diler, bireysel zeminde de dileklerinizin gerçekleştiği bir yıl olmasını temenni ederim. Sersala we pîroz be, yeni yılınız kutlu olsun.
Güncelleme Tarihi: 01 Ocak 2015, 14:45