Demokratik Bölgeler Partisi tarafından Hakkari, Şırnak ve Van üçgenindeki (Botan) Feraşin Yaylası'nda HPG Askeri Konsey Üyesi Mehmet Kaplan (Mehmet Goyi) ve HPG ve YJA-Star Konsey Üyesi Süreyya Aslan (Rojîn Gewdan) anısına düzenlenen Feraşin Doğa ve Kültür Festivali'nin ikinci günü görkemli anlara sahne oldu. Geceyi çadırlarda geçiren yurttaşlar, sabahın erken saatlerinde kalkarak, güne çevre temizliği yaparak başladı. Toplu şekilde yapılan kahvaltının ardından seslendirilen türkülerle gün boyu halaylar çekildi. Sıcak hava nedeniyle yurttaşlar gölgelik alanlarda oturmayı tercih ederken, odun semaverde yapılan çaylar içildi. PKK'nin silahlı mücadeleye başlamasının yıldönümünün de kutlandığı festivalde tepelere "Apo", "Egît", "YDG-H" yazıldı. Festival alanına gelen Roboski aileler, Barış Anneleri Meclisi üyeleri tarafından karşıladı. Roboski aileleri adına kısa bir açıklama yapan Cahit Karakuş, Roboski'de yaşamını yitirenlerin tüm Kürt halkının yakınları olduğunu, Roboski'deki acının tüm Kürt halkının ortak acısı olduğunu söyledi. HPG ve YPG'lilerin Şengal ve Rojava'da direnişlerini kutlayan Karakuş, Kürt halkına birlik çağrısında bulundu. Ardından konuşan Barış Anneleri Meclisi üyesi Xerib Erinç, "Roboski'den gelen aileleri kutluyoruz. Rojava ve Şengal'deki direnişi selamlıyoruz. Türk devletini Roboski katliamını kınıyoruz" dedi.
Toplu halde kılınan Cuma namazının ardından, tertip komitesi tarafından, konuklar için hazırlanan yemekler ikram edildi. Ardından 10 grup arasında yapılan bilgi yarışmasında, Koma Kato birinci oldu. Dengbejlerin seslendirdiği parçaların ardından Gazeteci Yazar Günay Aslan, Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Hatice Çoban, Özgür Gündem köşe zararı Veysi Sarısözen, Van Milletvekili Kemal Aktaş, KNK üyesi Rojan Hazım, "Demokratik özerklik ve Rojava devrimi" konulu panelde konuştu.
'En büyük silah birlikte mücadele etmektir'
KNK adına festivale gelenleri selamlayarak sözlerine başlayan Hazım, 15 Ağustos atılımı önünde saygıyla eğildiğini belirterek, mücadeleye emek verenlerin izinde gideceklerinin sözünü verdi. Demokratik mücadele için her alanda mücadele vermek gerektiğini dile getiren Hazım, "Halkın demokratik çalışması mücadele ile taçlanmadan çalışmaya devam edeceğiz. Bu temelde sınırları gözetmeden her alanda demokratik özerkliğin inşa çalışmasını yapmalıyız" dedi. PKK'nin 15 Ağustos atılımının ardından demokratik özerkliğin inşası için ilk adım atıldığına işaret eden Hazım, "Demokratik özerklik sadece Kürt halkının örgütlenmesi değildir. Tüm halkların kendi dili, dini, ırkıyla kendini ifade etmesidir. Demokratik özerklik inşasında Rojava'da büyük adımlar atıldı. Kısa bir sürede Rojava'da demokratik özerklik inşa edildi ve 3 kanton oluşturuldu. Bu yeni bir sistemdir. Ama anlaşılması hayat bulması önemlidir" diye konuştu. Rojava devriminin güçlendiği oranla bölgenin diğer alanlarının da inşasını kolaylaşacağını söyleyen Hazım, "Bu sistem güçlendikçe hem dilimizi hem de örgütlülüğümüz sağlamlaştıracağız. Rojava'da birçok etnik grup Rojava kantonun içinde yerini almaktır. Düşmanın saldırısı karşında olan Rojava kantonu, sahiplenerek ve geri püskürtülerek kazanılacaktır" dedi. Türkiye'de 2013 yılında Öcalan'ın başlattığı diyalog sürecinin Rojava kantonunda bağımsız tutulmaması gerektiğinin altını çizen Hazım, "Bizler şimdi Feraşin'de yer alıyoruz. Şu an burada olmamız bile oluşturacağımız demokratik özekliğin ilk adımları için önemli bir adımdır. En büyük silah birlikte mücadele etmektir. Eğer biz demokratik özerkliği inşa etmek istiyorsak, önce kendi birlikteliğimizi sağlamalıyız" diye konuştu.
'Rojava özgürleşmeden Kürdistan özgürleşmeyecek'
Gazeteci Günay Aslan da "Özgürlük ve diriliş bayramını yürekten kutluyorum" diyerek sözlerine başladı. Aslan, "Bu gün özgür bir hava solunuyorsa bunun sebebi mücadele etmiş çıplak yürekli çocukların sayesindedir. Demokratik özerklik ulusal sorunların çözümünde rol alacak büyük bir modeldir. Kürt hareketi Kürt sorunu demokratik özerklikle çözmek istemektedir. Türk devletiyle bu konuda müzakere yürütülmektedir. Özerklik bir arada yaşama modelidir. Kuzey Kürdistan'da halkın kendi iradesiyle kurumlaşması ve başkanlıktan tutalım tüm alt kurumların kurulmasına kadar demokratik yollarla çözmelidir." dedi. Rojava'da tarih yazıldığını ifade eden Aslan, "Kürt çocukları kahramansı bir direniş sergiliyor. Rojava halkı özgür olmak için ağır bedeller ödüyor. Bizler bu mücadele önünde saygıyla eğiliyoruz, ama bu konuda kendimizi de sorguluyoruz. Rojava Kürdistan'ın öncü gücüdür. Rojava özgürleşmeden Kürdistan özgürleşmeyecek. Kürdistan bir yüz yıl daha karanlıkta kalmaması için hepimiz kendimizi bu devrimin içinde görmemiz gerekiyor" dedi. Rojava'da herkesin kendi etnik, dinsel ve mezhepsel inanışıyla bir kanton oluşturulduğunu söyleyen Günay, "Yarın Rojava'da neler olacağını bilmiyoruz, ama bu gün Rojava'da oluşturulan bu kantonu destekliyoruz. Rojava halkı yoksul bir halktır. Ama yalnız değildir" ifadelerini kullandı.
'Rojava bizim için kilit bir noktadır'
Hatice Çoban ise 15 Ağustos'un emek hareketi olduğunu, bir halkın kendi güveni ve var etme günü olduğunu söyleyerek, kutladı. Demokratik özerkliğin kurum ve kurumlaşmalarına dair çalışma yapıldığını söyleyen Çoban, "Kürtler artık teorik anlamda bir sorun yaşamıyoruz. Bizler aslında pratik anlamda sorun yaşıyoruz. Demokratik özekliğin pratikte oluşturulmamasını 9 nedeni var. Hepimiz pratik anlamda yaşıyor ve şikayetçi oluyoruz. Mahalle meclisleri oluştur ama işlevsiz kalınca şikayet ediyoruz" diye kaydetti. Demokratik özerkliğin inşası için önce herkesin kendisine bakması gerektiğini dile getiren Çoban, "Bizler uygulamada yaşadığımız sıkıntılar karşısında merkeziyetçi yaklaşıyoruz. Demokratik tanımlar yapıyoruz ve merkeziyetçi yaklaşıyoruz. Emeğimizin sorunluluğu karşısında özeleştiri vermemiz gerekiyor" dedi. Demokratik özerklik için Rojava'ya bakmanın yeterli olacağını kaydeden Çoban, "Rojava bizim için kilit bir noktadır. Rojava gözümüzü kulağımızı vermemiz gereken yerdir. Şengal'de yaşanan katliam üzdüğü kadar birlikteliğin oluşturarak büyük bir öneme sahiptir" dedi.
Veysi Sarısözen de "Rojava'da başlatılan büyük devrimci ruhla başta Rojava olmak üzere Sayın Öcalan ve Kürdistan özgürleştireceğiz" diyerek, cumhurbaşkanlığı seçimlerini Türkiye üzerinde etkilerini ve Türkiye'nin siyaset yapısını değerlendirdi.
'Bugün Rojava için ne yaptım'
Aktaş, Kürt sorununun yıllardır konuşulan ve pratik adımların atılması için üzerinde yoğunlaştırılan bir konu olduğunu söyleyerek, 2009 yılında Türkiye'de "KCK" operasyonlarının demokratik özerkliğe karşı yapılmış bir müdahale olduğuna vurgu yaptı. Her geçen gün daha çok büyüdüklerini dile getiren Aktaş, "Demokratik özerlik insanların topraklarında kendi kendini yönetmesidir. Demokrasi tüm halkların kendi topraklarında kendisini yönetmesi ve yönetim içinde söz hakkı olmasıdır. Demokratik özerklik üzerine Sayın Öcalan eleştirmiştir. 'Ben demokratik özerkliği sadece tek bir gün üzerine dile getirmiştim' demişti. Sayın Öcalan 8 madde üzerinde demokratik özerkliği dile getirmiştir. Ekoloji, siyaset, kadın ve çok sayıda alanında demokratik özerkliği kurmak için örgütlenmek gerekiyor" dedi. Demokratik özerkliğin inşası için kooperatif ve meclislerin kurulmasını önemine değinen Aktaş, "Bizler örgütlemeyi güçlendirdiğimiz oranda sistemimizi hayata oturtabiliriz. Bu konuda pratik ve zihinsel olarak çalışma yürütmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı. Rojava'da itifak ve yaşanan devrime karşı sorumlu olmak gerektiğinin altını çizen Aktaş, "Rojava'da büyük bir devrim yaşanıyor. Rojava'nın her tarafından devrim ruhu dolaşıyor. Bizler yastığa başımızı koyduğumuz bir dakika düşünmemiz lazım. Bizler kendimize 'Bu gün Rojava için ne yaptım' diye sormalıyız" diye konuştu.
Panelin ardından PKK bayrakları ve Öcalan posterlerini taşıyan yüzü kapalı yüzlerce genç, "Mehmet Goyi Şehitliği" önünde bir araya gelerek, festival alanına meşaleli yürüyüş gerçekleştirdi. Sık sık, "Şehîd namirin", "Bijî Serok Apo", "Be Serok jiyan nabe" sloganları atan gençlerin, festival alanına gelmesiyle gökyüzü havai fişeklerin görselliği ile aydınlandı. Alanın dört tarafına konumlanan HPG'liler de uzun namlulu silahlarla havaya ateş açarak, 15 Ağustos'u kutladı. Festival alanındaki tepelere de ateşten "PKK" ve "Agît" yazıları yazıldı. Semaların havai fişeklerle süslendiği anda, yurttaşlar "Bijî 15'ê tebaxe" sloganları attı. Ardından sırasıyla sanatçılar Farqin, Bülent Turan ve Heme Haci sahne aldı. Festival gecenin geç saatlerine kadar devam etti.
Festivalin son günü olan bugün ise geçmiş yıllarda yaşamını yitiren PKK'linin cenazesi, törenle Mehmet Goyi Şehitliği'nde defnedilecek.
Güncelleme Tarihi: 16 Ağustos 2014, 14:10