kaçak bahis

deneme bonusu

casino siteleri

canlı bahis siteleri

deneme bonusu veren siteler

bahis siteleri

porno izle

kaçak bahis

deneme bonusu

casino siteleri

canlı bahis siteleri

deneme bonusu veren siteler

bahis siteleri

porno izle

'Erkek şiddeti ideolojiktir özsavunma haktır'

KJA'nın 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma Mücadele Günü için belirlediği "Erkek Şiddeti İdeolojiktir Özsavunma Haktır" sloganını değerlendiren KJA sözcüsü Ayla Akat Ata, "Kadına yönelik şiddetin ideolojik olduğunu biliyoruz o zaman öz savunma haktır diyoruz" diyerek kadınları 25 Kasım'da alanlarda olmaya çağırdı.

'Erkek şiddeti ideolojiktir özsavunma haktır'
Dominik'te 1960 yılında Trujillo diktatörlüğüne karşı mücadele eden Mirabel kardeşlerin sistem tarafından tecavüz edilerek katledilmesi ardından Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma Mücadele Günü olarak ilan edilen 25 Kasım Kürt kadınları tarafından da özyönetim alanları başta olmak üzere tüm Kürdistan'da mücadele ile karşılanacak. Kongreya Jinên Azad (KJA) bu yıl 25 Kasım'ı "Erkek Şiddeti İdeolojiktir Öz savunma Haktır" sloganı ile karşılıyor. Bir haftaya yayılan etkinlikler düzenleyecek KJA, panellerden yürüyüşlere, söyleşilerden konferanslara birçok etkinlik ile kadına yönelik şiddete karşı öz savunmanın bir hak olduğu noktasında vurgu yapıyor. KJA Sözcüsü Ayla Akat Ata, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü için belirlenen "Erkek Şiddeti İdeolojiktir Özsavunma Haktır" ile hareket edeceklerini ve eylemlerini bu çerçevede yapacaklarını ifade etti. KJA olarak her güne 25 Kasım ve 8 Mart gibi yaklaştıklarını ve bulundukları her alanda mücadele ettiklerini ifade eden Akat Ata, kadınların içinde bulundukları anti demokratik yapıya ancak örgütlü bulundukları alanlarda direnişi büyüterek cevap olabileceklerini aktardı. 
'Devletin topluma uyguladığı şiddet evin içine kadar sirayet ediyor'
Şiddetin kendini ürettiğini dile getiren Akat Ata, devletin hayatın her alanında uyguladığı şiddetin erkek eliyle evlere girdiğini ve bu anlamıyla şiddetin birbirini takip eden ve üreten pozisyonda olduğunu dile getirdi. Akat Ata, "Daha dün Silvan'daki sokağa çıkma yasağında bir hala ve yeğen sivil insanı defnettik. Bu şiddetin arkasındaki sonuçların hikayelerini açığa çıkarıp bunu Türkiye ve dünya kamuoyuna mal etmek gerekiyor. Bu 25 Kasım'ın iddiası bu olabilir" diye konuştu. 
'Kadın örgütlü olduğu sürece özgürlüğe yakındır'
Şiddetin her türlüsünün yaşandığını ve bunun kader olmadığını anlatmanın mücadelesini verdiklerini aktaran Akat Ata, ezilen tüm kesimlerin örgütlü oldukları sürece özgürlüğe yakın olduğunu ifade ederek, "Her gün 25 Kasımdır, her gün bizim için bir örgütlenme gerekçesidir. Bu 25 Kasım'ı da ulaşabildiğimiz her alana ulaşarak örgütlenmemizin gerekçesi haline dönüştüreceğiz. Kadına yönelik şiddet ideolojiktir diyoruz. Buna karşı kadının kendini savunma hakkı yani öz savunma hakkı da vardır" dedi. 
'Yalnızlaştırılarak özgürlük iradesi bitirilmek isteniyor'
Kadınların yalnızlaştırılarak, örgütsüz bırakılmaya çalışıldığını vurgulayan Akat Ata, "Biz tam da bu noktada kadınlara yalnız değilsiniz diyoruz. Biz bir gücüz. Biz özgürlüğü üzerine düşünen, bu konuda büyük bir mücadele deneyimi olan ve bu mücadeleyi dünya kadın hareketlerine mal etme iradesi olan bir toplumsal gücüz. Örgütlü kadınlar olarak bir yalnız değiliz, iki en büyük öz savunmamız örgütlülüğümüzdür diyoruz. O yüzden bulunduğumuz her alanda örgütlülüğü geliştirip büyütme iddiası ve kararlılığı içindeyiz" şeklinde konuştu. 
'Özsavunmada olumsuz algı yaratılmaya çalışıyor'
Özsavunmanın Türkiye'de tartışılma düzeyinin özellikle özyönetim alanlarının açığa çıkmasının ardından askeri olarak ele alındığını kaydeden Akat Ata, devletin böyle bir algı yaratmaya çalıştığını vurgulayarak, bu algıyı dönüştürme iddiasında olduklarını dile getirdi. DİHA

Güncelleme Tarihi: 07 Kasım 2015, 10:32
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER